Giriş
Cihan Atıl Namlı Temel ve Orta Düzey Gitar Eğitimine hoşgeldiniz.
16 hafta sürecek temel ve orta düzey eğitim programının ilk haftasında bulunuyorsunuz.
Bu haftanın başlıkları şöyledir:
- Tanışma, dersin tanıtımı, eğitim programının ve hedefin açıklanması, genel istekler ve diyalog
- Gitarın tutuş biçimi ve duruş: Genel tutuş ve 4 farklı tutuş şekli, ellerin duruşu
- Gitarın bakımı ve korunması
- Ellerin, parmakların ve tırnakların korunması
- Akorlarda tellere vuruş şekilleri, parmak ve tırnak kullanımları, her bir parmağın ve telin görevi
- Tellerin temsil ettiği notalar ve komşu teller arasındaki ilişkiler
- Gitarın akordunun yapılması ve 3 farklı akort yöntemi, doğruluk dereceleri ve uzmanların akort yöntemi
- Tel kopma şekilleri, kopma noktaları ve sıklıkları, gitarın tellerinin değiştirilmesi ve tel seçimi
Tanışma, Dersin Tanıtımı, Eğitim Programının ve Hedefin Açıklanması, Genel İstekler ve Diyalog
Bu başlıkla ilgili bölüm,
Cihan Atıl Namlı Yoğunlaştırılmış Gitar Eğitim Programı
belgesindeki
Cihan Atıl Namlı Yoğunlaştırılmış Gitar Eğitim
Programı'na Giriş başlığı altında ayrıntılarıyla ele alınmıştır.
Gitarın Tutuş Biçimi ve Duruş: Genel Tutuş ve 4 Farklı Tutuş Biçimi, Ellerin Duruşu
Gitar farklı çalış veya intiba amacı ile değişik şekillerde tutulabilir.
Gitarın mecburi bir tutuş biçimi olmamakla birlikte çalan kimseye yol
göstermesi ve kolaylığı amacı ile taslak biçimler mevcuttur. Aşağıda bu
taslaklar ele alınmıştır. Açıklamalarda kullanılan teknik tabirlerin tanımı
için önce gitarın tanıtımını inceleyiniz.
Genel Tutuş Biçimi: Herhangi bir izlenim veya teknik kaygısı
olmadığı zamanlarda kullanılması tavsiye olunan en yaygın tutuş biçimidir.
Bu biçim doğrultusunda oturulan sandalye veya taburenin kolluklarının
olmaması gerekir. Zira kolluksuz bir oturak yok ise, oturağın en ön kısmına
doğru kaymak uygun olur. Bacaklar, aralarında 30 derece açı olacak biçimde
açılır ve gitarın alt kısmında bulunan kavisli bölge, sağ bacak üzerine
yerleştirilir. Gitarın baş bölgesi biraz yukarıya kaldırılır. Tüm gitar,
yukarıdan bakıldığında ön yüzü 20-30 derece açı ile görülecek biçimde yatırılır.
Sağ kol, sağ tepeciğe pazı bölgesinden dayanır. Ön kol bölgesi, serbest biçimde
hareket edebilmelidir. Tercihen sağ ayak, parmaklar üstünde tutulabilir. Bu
tutuş, her teknik için uygundur.
Standart Klasik Tutuş Biçimi: Profesyonel tutuş biçimine göre daha
rahat ve daha çok tekniğe uygun olan bu tutuş için sağ bacak, sol bacağın
üzerine atılır ve alt kavis, sağ bacağın üzerine yerleştirilir. Gitarın yatay
duruş açısı 20 ila 30 derece arasında olmalıdır. Sağ kol, ritim tekniği
kullanılacaksa pazı bölgesinden, arpej tekniği kullanılacaksa dirsek altı
bölgesinden sağ tepeciğe dayandırılmalıdır. Sağ bacağın da duruş açısına bağlı
olarak gitarın dikey duruş açısının 10 ila 20 derece arasında olması gerekir.
Arpej için tutuşta dahi ön kol serbestçe hareket edebilmelidir. Bu tutuş biçimi,
klasik gitar öğrencilerine sıklıkla önerilen biçimdir.
Profesyonel Gitar Tutuş Biçimi: Genellikle klasik gitar icracıları
tarafından kullanılan tutuş biçimidir. Bu tutuş için kullanılan alan fazladır.
Bacaklar, aralarında 60 ila 90 derece olacak biçimde açılır. Alt kavis, sol
bacağın üzerine konur ve yatay duruş açısının 45 derece olması sağlanır. Sağ
kol, ön kolun dirseğe doğru olan tarafından sağ tepeciğe dayandırılmalıdır.
Bu dayanmadan ötürü ön kol, önceki tekniklerde olduğu gibi serbest değildir.
Dolayısıyla bu tutuş, daha çok arpej tekniği için uygundur; gitarın ritim
amacıyla kullanılması için daha farklı tutuşlar tercih edilmelidir. Bu tutuş
biçiminde gitarın dikey eğimi yoktur ve ön yüzeyi görmek mümkün olmayacaktır.
Profesyonel tutuş biçimini kullanan gitaristlerin önlerinde genellikle nota
sehpası ve notalar bulunur. Gitara bakmaya ihtiyaç olmayacak derecede ileri
düzeyde olmak gerekir, çünkü kimi icracılar gerçekten büyük bir özenle notaları
takip ederler.
Flamenko Tutuş Biçimi: Şu ana kadarki tutuş biçimleri arasında en
profesyonel ve gösterişli olanıdır, ancak bu tutuş biçimiyle gitar çalmak da bir
o kadar zordur. Bacaklar 10 ila 20 derece açılır, gitarın alt tepeciği de
bacakların ortasına yerleştirilir. Gitarın yatay duruş açısı 60 ila 70 derece
olmalıdır. Bu şartlarda gitarın klavye bölümü, gitaristin başı ile aynı hizada
olacaktır. Gitarın dikey eğimi olmamalı ve gitarist, klavyeye mümkün olduğunca
yakın durmalıdır. Bu amaçla sol tepecik, göğüse dayanabilir. Sağ kol, ön kolunun
herhangi uygun yerinden üst kavise dayanır, sağ elin hizasının klavye-gövde
kesişiminde olmalıdır. Flamenko tutuş biçimi, perde ve tellerin çok hassas
biçimde kullanılması için uygundur. Gitarist, tellere klavyenin hizasında
vurarak daha hassas sesler elde edebilir.
Gipsy Tutuş Biçimi: Bu tutuş biçimi, genellikle oturacak veya
destek alacak herhangi bir nesne olmadığında ayakta çalmak için kullanılır.
Adını, Gipsy tarzında müzik yapan sanatçıların tutuş biçiminden almıştır. Normalde
ayakta çalarken gitar, bir kayış ile boyna asılır. Bu tutuş biçimi, söz konusu
kayışın olmadığı durumu konu almaktadır. Gitarın hem yatayla hem de dikeyle yapmakta
olduğu açılar 0 derece olmalıdır ve bu konumuyla, sağ kol dirsek
altı yardımıyla göğüs kafesine doğru bastırılarak düşmemesi sağlanmalıdır.
Anlaşılacağı üzere sağ kolun hareket kabiliyeti iyice kısıtlanmıştır.
Dolayısıyla bu biçimde sadece ritim yapılabilir. Gitarın gövde ve klavye
bölümlerinin hiç görülemeyecek olması nedeniyle bu şekilde çalış, akorlar ve
ritimler konusunda oldukça ileri düzeylik gerektirir.
Gitarın Bakımı ve Korunması
Ahşaptan ve özel ağaç türlerinden yapılmakta olan gitarlar, yapıları itibariyle sert
darbelere dayanamayacak olan nesnelerdir. Ayrıca çıkarmakta oldukları ses,
şekillerinden ileri gelen akustik yapıları ile son derece ilgilidir.
Dolayısıyla özenle korunmalı ve muhafaza edilmelidir.
Gitarın Tanıtımı bölümünde
de görüleceği üzere bir gitar, 4 bölümde ele alınır: Gövde, Klavye, Ense ve Baş. Bu
bölümlerden en büyüğü ve hassas olanı gövdedir. Yapı olarak arka kapak, ön kapak ve
gitarın şekline uygun olarak bükülmüş yan kısımdan oluşur. Ön kapak ve arka kapak,
alanın geniş olması nedeniyle küçük yüzeyli ve sert darbelerden hasar görebilir.
Sert bir cismin çarpması sonucu oluşacak küçük bir göçme gitarın sesini pek
değiştirmeyecek olsa da görsel açıdan pürüz teşkil eder. Daha büyük çaplı bir
darbe ise gövde kasasının kırılmasına ve gitarın harap olmasına neden olabilir.
Dolayısıyla gitarın, sivri veya köşeli cisimlere yakın yerlerde muhafaza
edilmesinden kaçınılmalıdır. Yan kısım ise söz konusu darbelere daha
dayanıklıdır.
Gitarın gövde kısmı, bütünüyle cilalı ve vernikli bir bölümdür. Bu unsur,
kimyasal nitelikli bir kaplama olarak ahşap kısmı çizilmelere karşı korur. Ancak
gitarın çok sıcak veya aşırı soğuk yerlerde saklanması, bu maddenin de
etkilenmesine ve hatta yapısının bozulmasına yol açabilir. Ayrıca ani sıcaklık
değişiklikleri, aynı hızdaki genleşmelerden ötürü ahşap malzemeyi fiziksel
olarak yıpratabilir. Dolayısıyla gitarın oda sıcaklığında muhafaza edilmesi ve
sıcaklıkları çok farklı ortamlar arasında ani geçişinden sakınılması gerekir.
Gitarın klavye bölümü, uzun ve ince yapısıyla çok hassas gözükse de,
dayanıklılık olarak en üstün bölümlerindendir. Çünkü yapılmış olduğu malzeme
yoğun ahşaptır. Klavye bölümünün perdeli kısmı, gitarın kalitesine göre yine
ahşaptan veya daha kalitesiz bir malzemeden yapılmış olabilir. Bu durumda
boyasının çıkma olasılığı söz konusu olur. Bu kısım ter ile birleştiğinde sol el
parmak uçlarının yeşil-siyah arası renge bürünmesi normaldir. Elleri çok terleyen
kişilerin, çalmaları bittikten sonra bu bölümü silmeleri hem klavyeyi hem de telleri
korozyona karşı korur. Ayrıca perdeli bölümün alacağı darbeler sert nitelikli
olur ve göçüğe sebebiyet verirse bu durum, çalış esnasında rahatsızlığa yol
açar. Ayrıca tellerin doğrudan darbeye maruz kalması da fiziksel yapılarını
bozar; fiziksel dalga geçişlerinde oluşacak yoğunluk farkı, telin gerginliği ile
denk düşmeyecek farklı seslerin de oluşmasına yol açar.
Gitarın en hassas bölümü ense bölümüdür. Öyle ki sadece ense bölümüne değil, baş
bölümüne de gelecek olan darbeler, pivot nokta görevi görmesinden ötürü ensede
hasara yol açabilir. Bu durumda ense çatlayabilir, açılabilir ve hatta
kırılabilir. Bu hasar, genellikle arka kısımda meydana gelir. Çoğunlukla
gitarın düşmesinden kaynaklanabilecek olan bu hasarı önlemek amacıyla gitarın,
duvar gibi düz yüzeylere dikey olarak dayanmasından kaçınılmalıdır. Gitarın dikey
olarak dayanabileceği tek uygun nokta, müdahaleden uzak köşe noktalardır. Bu
noktalar dışında gitarın açıktaki tek saklama yeri, yatak-koltuk ve benzeri
yatay yüzeylerin üzeridir. Prensip olarak gitarı, bir insanmışçasına kanepe
gibi bir yere uzunlamasına yatırmak ve baş kısmını kolluğa yerleştirmek yerinde
olacaktır. Gitarın muhafaza edilebilmesi için, müzik dükkanlarında gitar
sehpaları da satılır.
Sıklıkla çalınan bir gitarın, çalındığı ortama uygun bir sıcaklıkta muhafaza
edilmesi gerekir. Evde arada sırada gitarı elinize alacaksanız kılıfında
muhafaza etmenin lüzumu yoktur. Ancak çok nadiren veya sadece ihtiyaç olduğunda
kullanılacak bir gitarın, tüm risklere karşı kılıfında veya kasasında saklanması
gerekir. Gitarın rutubetten korunması, bilhassa çelik sarımlı teller açısından
çok önemlidir. Aksi takdirde bu teller kısa süre içinde paslanırlar.
Doğru akor, bir gitarın ses tutarlılığı açısından önem taşır. Çünkü gitarın
tellerinin akoru, ilk takıldığında ve takiben bir hafta içerisinde hangi
frekansa akort edildiyse o frekansta ses vermek ister. Dolayısıyla
evrenselindeki frekanslara göre yanlış akort yapılmış bir gitarın, başka
enstrümanlarla uyumlu biçimde çalınabilmesi için gerçek akoruna döndürülmesi zor
olur. Gevşek bir tel, sıkıldığı zaman yine gevşeme eğilimine gireceği gibi,
gergin bir tel de gevşemesi durumunda yine kendini toplamaya çalışır. Bu sebeple
gitarın akorunun periyodik olarak denetlenmesi ve bozulduysa yeniden yapılması
gerekir. Birim zamandaki akor bozulma miktarı, gitarın kalitesiyle de ters
orantılıdır.
Gitar, aşırı bakıma ihtiyaç duymaz. Ancak yine de gövde bölümünün ve tellerin
tozlandıkça yumuşak ve kuru bir bezle silinmesi iyidir. Terli ellerle
çalındıktan sonra vakit kaybetmeden tellerin silinmesi de paslanmaya karşı iyi
bir önlemdir. Cilası veya verniği fazlasıyla yıpranmış bir gitarın, ahşap
konusundaki bilgili bir kişi eşliğinde yeniden cilalanması hem görünümü hem de
ahşap gövdeyi korur. Zaman zaman da bir elektrik süpürgesi vasıtasıyla hava
boşluğundan içeri girmiş tozların alınması, hijyen bakımından faydalı olacaktır.
Ellerin, Parmakların ve Tırnakların Korunması
Klasik gitar, sadece eller, parmaklar ve tırnaklar kullanılarak çalınır,
herhangi fazladan bir ayrıntı söz konusu değildir. Dolayısıyla vücudumuzun
bu önemli dış organlarını dikkatle korumalıyız.
Tellerden farklı sesler duymak için kullanılan sol elin parmakları, klavye
üzerindeki "perde" adı verilen yerlerdeki tel bölümlerine basılır. Sesin doğru
biçimde çıkması için parmaklarla tellere kuvvetle basılmalıdır. Çünkü tel, perde
dahilinde mümkün olduğunca klavyeye yapışmalıdır. Bunu sağlamak için sol el
parmaklarındaki tırnakların mümkün olduğunca kısa olması gerekir. Öğrenimin ilk
zamanlarında bu parmaklar, tellerin inceliğinden ve hamlıktan ötürü oldukça
acıyacaktır. Dolayısıyla çok acıdığı durumlarda sol el parmaklarının 1-2 dakika
kadar dinlendirilmesi yerinde olur.
Sağ el, sesin çıkarılması için tellere vurulan eldir. Bu eldeki parmaklar ve
tırnaklar, vuruşun şekline göre kullanılmaktadır. Sağ el tırnakları, herhangi
bir dış kısıtlama(okul veya iş kuralları) yoksa 1-2mm kadar uzatılabilir. Bu
uzunluk, tellerden daha net ve tiz ses alınmasını sağlayacaktır. Ancak
profesyonel düzeyde bu uzunluk 3mm'ye yakınsa veya üzerinde ise, sağ el
tırnaklarının özel olarak korunması gerekir. Çalışın kararlı olabilmesi için her
bir parmağın tırnak uzunluğu aynı olmalıdır. Tellere tırnaklar ile vurulurken
veya solo çalış yapılırken gereksiz sertliklerden ve dengesiz asılmalardan
kaçınılmalıdır. Eğer herhangi bir tırnakta küçük çaplı yarık varsa, yarık yok
olana dek tırnak kısaltılmalı ve öteki tırnaklar da aynı seviyeye
getirilmelidir. Ayrıca herkesin rahatlıkla çalabildiği tırnak uzunluğu
farklıdır. Dolayısıyla, solo çalışa geçildikten sonra zorluk yaşanmayan tırnak
uzunluğu tespit edilmeli ve her hafta bu uzunluk sabitlenmelidir.
Her iki el de gitarın rahatça çalınabilmesi için sağlıklı olmalıdır. Özellikle
eğitime gitmeden önceki 1-2 gün boyunca kesici, yakıcı veya tahriş edici
cisimlerle uğraşılmamalıdır. Bir konsere çıkılacaksa en az 1 hafta evvelinden
ellerin bilinçli bir koruma altına alınması gerekir. Koruma süresince eller, çok
soğuk ve çok sıcak cisimlerden uzak tutulmalı; ağır işlerde kullanılmamalıdır.
Bir gün içerisinde 4-5 defa sabunla yıkanmalı, soğuk havalarda eldiven
kullanılmalıdır. Ayrıca eller çok soğukken gitar çalmaya çalışmak can yakar.
Ellerin rahat bir sıcaklığa ulaşması için soba veya kalorifer gibi sıcak bir
cisme yakın tutmak da sakıncalıdır, zira elin kendi kendine ısınması, dengeli
bir sıcaklık dağılımı açısından önemlidir.
Akorlarda Tellere Vuruş Şekilleri, Parmak ve Tırnak Kullanımları, Her Bir Parmağın ve Telin Görevi
Akor yapabilmek, gitarın öteki enstrümanlara sağladığı en büyük üstünlüklerdendir.
Ancak bu üstünlüğü verimli biçimde değerlendirmek için gitardan sesleri doğru
biçimde çıkarabilmek gerekir.
Gitarın tellerinden en fazla sesi çıkarmak için tellere vuruş yerinin hava
boşluğunun üstü olması gerekir. Alt eşiğe yakınlaştıkça tellerden çıkacak sesler
kısalır ve tizleşir. Aynı şekilde klavyeye yaklaştıkça da sesler toklaşır. Ancak
ritim yaparken her iki bölgeden de uzak olmakta fayda vardır, zira ellerin en
rahat ulaştığı bölge hava boşluğudur.
Tellere vurmak için parmaklar veya tırnaklar kullanılabilir. Parmak uçlarının
etli kısımları ile tellere vurulduğunda oldukça kalın sesler elde edilir. Bu
parmak genellikle baş parmaktır ve vuruş yönü, kalın telden ince tele doğrudur.
Bu vuruş şekli, solo bir enstrümana eşlik ederken mutlak suretle altta kalmak
için kullanılabilir. Öte yandan tellere tırnaklarla vurmak suretiyle kuvvetli ve
tiz bir ses elde edilebilir. Bu vuruş biçimi ise baş parmak dışındaki
parmakların tümü ile yapılır ve tırnakların yüzeyleri kullanılır. Yine vuruş
yönü kalından inceyedir.
Solo çalışlarda da parmak ve tırnak kullanımı arasındaki farklar yukarıda
anlatılanlarla paralellik taşır. Sadece, teknikli biçimde solo çalmak için
parmakların teller ile eşleşmesi söz konusudur. Bu eşleşmeye göre en kalın 3 tel
baş parmak ile, kalan 3 ince tel ise işaret, orta ve yüzük parmaklarla çalınır.
Bu eşleşme bir taslak niteliğinde olup, arpej adı verilen teknik için mutlak
geçerlilik taşır. Bunun dışındaki durumlarda, tellerin kullanılış sırasına bağlı
olarak taslak düzen değiştirilebilir. Ancak bir genelleştirme yapmak gerekirse,
baş parmak kalın sesler için, öteki parmaklar ise ince sesler için kullanılır.
Yine de eğitim aşamasında, solo çalışmalarının başlangıcında sadece baş parmağın
kullanımı uygundur.
Tellerin Temsil Ettiği Notalar ve Komşu Teller Arasındaki İlişkiler
Aşağıdaki şekilde, normal bir gitarın tellerin adları ve tel numaraları yer almaktadır.

Görülebileceği üzere gitarda tellerin numaraları inceden kalına doğru
artmaktadır. Bu tellerden en ince ve en kalın olanların isimleri de aynıdır. Söz
konusu tellerin isimleri okunurken karışmaması için "ince" veya "kalın" ön
ekleri ile söylenir.
Gitarda tellerin temsil ettiği notaların isimleri diyez veya bemol etkenlerini
içermemektedir. Ancak her iki tel arasındaki nota sayısı aynı değildir. Batı
müziğindeki notaların isimleri sırasıyla şöyledir: Do, Re, Mi, Fa, Sol, La ve
Si. Bu notalardan 5 tanesi, gitarın 6 telinden birinde normal halde akortludur.
Tellerin isimlerine dikkat edilirse genellikle aralarında 3 nota olduğu görülür.
Ancak sadece 3. tel Sol ve 2. tel Si arasında 2 nota bulunur. Yine de batı
müziğinin "nota" aralıkları değil, "yarım ses" aralıkları üzerine kurulu olduğu
bilinmelidir. Bu kavramlara daha ileriki konularda ayrıntılarıyla
değinilecektir.
Gitarın klavyesi üzerindeki çelik perdelerin ara bölümlerine yine "perde" denir ve
kelime tek başına kullanıldığında bu şekilde anlaşılmalıdır. Perdeler üzerine
parmakların yerleştirilmesi suretiyle tellerden elde edilecek sesler tizleşir.
Bazı özel durumlarda ise herhangi bir telin sesi, kendisinden daha ince olan tel
ile aynı frekansa gelebilir.
Gitarın Akordunun Yapılması ve 3 Farklı Akort Yöntemi, Doğruluk Dereceleri ve
Uzmanların Akort Yöntemi
Gitarın nitelikli bir biçimde çalınabilmesi için üzerindeki 6 telin de
çıkaracağı seslerin uyumlu olması gerekir. Buna akort denir. Temel anlamda akort
"uyum" demek olduğundan, en azından tellerin kendi aralarında uyumlu olması
gerekir. Daha iyi bir akort için tellerin, adlarına uygun frekanslarda akort
edilmelidir. Akort için temel teşkil eden 3 yöntem bulunur. Aşağıda bu yöntemler
açıklanmıştır.
1. Gitarın Akordunu Kendi İçinde Yapmak: Bu yöntem, herhangi bir
durumda tek bir gitardan başka bir çalgı olmadığı zamanlar ve akort yapmaya
yardımcı olabilecek başka unsurlardan muaf iken kullanılır. Bir önceki konu
başlığı altında, bazı özel durumlarda bir telin kendinden daha ince olan başka
bir tele ait sesi de verebileceği belirtilmişti. Söz konusu özel durumlar, en
basit haliyle aşağıdaki şekilde yer almaktadır.

Şekilden görülebileceği üzere perdeler de teller gibi numaralandırılmıştır. Bu
numaralar, normal bir gitarda 17-18 'e dek sürer ve perdeler biter. Gitarın
kendi içinde akort edilebilmesi için ilk yapılması gereken, 6 telden herhangi
birinin çıkarmış olduğu sesin doğru olduğunu varsaymaktır. Bu varsayımdan sonra
ilk iş, şekilde görülen beyaz ve iri noktaları hatırlamaktır. Bu noktaların
bulunduğu perdeler, o tel için kendisinden bir küçük numaralı telin çıkaracağı
sesi vereceği yeri göstermektedir. Bu bilgi ışığında yapılması gereken, doğru
varsayılan telin akordunu değiştirmeksizin öteki telleri, kendisi için geçerli
olan özel perdeyi kullanarak uygun akorda getirmektir. Bunu bir örnekle
açıklamak daha uygun olacaktır. Gitarımızın 3. telinin akordunun gerçeğine uygun
olduğunu varsayalım. İlk işimiz, 3. tel için geçerli olan özel noktaya, yani bu
telin 4. perdesine parmağımızı koymak ve bu tele vurmaktır. Sonra 2. tele
ilişkin kulağı, o telden çıkacak ses ile 3. telden çıkmış olan ses aynı olana
dek ileri veya geri yönde çevirmeliyiz. Her iki telden gelen ses aynı olduğunda
söz konusu teller birbirine uygun akorda gelmiş demektir. Aynı işlem, öteki
bütün teller için tekrarlanır. Ancak unutulmaması gerekir ki doğru olduğu
varsayılan 3. telin akordu asla değiştirilmez; yani 4. telin akordunu yapmak
için yine 4. telin kulağı ileri veya geri çevrilir.
Bu akort yöntemi, gitarın ve tellerin kalitesinin yüksek olduğu ölçüde kesin
sonuçlar vermektedir. Düşük kaliteli gitarlarda, perde genişliklerinin birbirine
olan oranı sabit olmayabileceğinden bu yöntem, akort sonucunda küçük hata
payları bırakabilmektedir. Yine de elde edilen sonuç makul olacaktır. Yukarıdaki
şekle dikkatle bakıldığında perde numarası ile perde genişliğinin ters orantılı
olduğu görülür. Yani gitarın gövdesine doğru yaklaştıkça perde genişlikleri
azalmaktadır. Bu yöntemden yüksek verim alınabilmesi için yapılması gereken bir
diğer işlem ise, akort öncesinde tellerin önce temiz bir bez ile silinmesi,
ardından da el ile teker teker gerilmesidir. Bu germe işlemi, teli ortasından
tutarak dışarıya doğru çekme suretiyle yapılır. Klavyeden 2cm. yukarı kadar
çekme yeterli olacaktır.
2. Gitarın Akordunu Başka Bir Gitar Yardımıyla Yapmak: Bu yöntemi
kullanabilmek için, akordunun kendi içinde doğru olduğundan emin olunan başka
bir gitara daha ihtiyaç vardır. Genellikle birden fazla gitarın birbirine uyumlu
olması için kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemle akort yapmak için, kendi
içinde akordu uyumlu olan gitardan her telin sesi teker teker dinlenir ve akort
edilecek gitardaki karşılık gelen telin aynı sesi vermesi sağlanır. Doğruluk
derecesi ilk yöntemdekiyle hemen hemen aynıdır, çünkü öteki gitarın da akordu
sadece kendi içinde doğrudur.
3. Gitarın Akordunu Güvenilir Bir Kaynak Yardımıyla Yapmak: Bu
yöntem, daha önce anlatılan iki yönteme göre tartışmasız daha üstün bir
yöntemdir, çünkü amaç, gitarın akordunu evrensel anlamda doğru biçimde
yapmaktır. Buradaki evrensel deyiminden kasıt, tellerin vereceği seslerin
frekansının, isimlerine denk düşen evrensel standartlara uygun olmasıdır.
Akortları imalat esnasında kalıcı olarak sabitlenen üflemeli çalgılar veya
elektronik ses aygıtları(org, telefon vs...) gibi unsurlar, evrensel frekans
standartlarına göre akort ve kalibre edilmiştir. Bu çalgı veya aygıtlardan elde
edilecek olan seslere uygun olarak yapılacak akort da doğal olarak mümkün olan
en doğru uyumu sağlayacaktır. Gitarın her bir teli, ilgili notadaki sesin bu
çalgı veya aygıtlardan verilmesi suretiyle, aynı sesi elde etmek amacıyla akort
edilir.
Bu akort yöntemi sınıfına dahil olan bir yöntem de, "tuner" adı verilen
elektronik aygıtlar vasıtasıyla akort işleminin görsel yardımla yapılmasıdır. Bu
aygıtların ekranlarında, verilen sesin doğru veya yanlış olduğunu gösteren
işaretler(ibre, renkli ışık) bulunur. İşaret olumlu olana dek her bir telin
akordu teker teker yapılır. Bu yöntemin üstünlüğü, akort yapan kişinin kulak
hassasiyetine ihtiyaç duyulmamasıdır.
Uzmanlar, gitar akordu için buradaki üç yöntem dışında bir yönteme de
başvurabilirler. Bu yöntem, aşırı hassas kulaklarından faydalanmalarıdır. Akort
yapan uzman, herhangi bir teli doğru varsaydıktan sonra, tamamen kulak
alışkanlığı veya yatkınlığından ileri gelen becerisi ve kabiliyetiyle, seslerin
oranlarını hissederek herhangi bir karşılaştırmaya gerek kalmaksızın tellerin
akortlarını teker teker yapabilir. Bu yöntem, neredeyse üçüncü yönteme yakın
hassasiyette sonuç verir. Kimi uzmanlar, doğal frekanslara çok alışık
olduklarından evrensel doğruluğa çok yakın akortlar yapabilmektedir.
Tel Kopma Şekilleri, Kopma Noktaları ve Sıklıkları, Gitarın Tellerinin
Değiştirilmesi ve Tel Seçimi
Günlük kullanım esnasında bir gitarın başına gelebilecek en kötü şey, herhangi
bir telinin kopmasıdır. Bir telin kopması, 6 telin 5 tele düşmesine neden olur
ve dolayısıyla gitarın farklılığını sağlayan çok seslilik konusunda kayıp
yaşanır. Solo çalışlarda bir telin eksikliği kabul edilemeyecek bir durum teşkil
ederken, akor ve ritim tarzındaki çalışlarda bu durum pek de önemli değildir.
Yine de eksik telin tamamlanması gerekir.
Gitarın telleri genellikle belirli noktalardan kopar. En sık kopmanın
rastlandığı iki nokta alt eşik ve 2. perde hizalarıdır. Alt eşikteki kopmanın
önemli bir nedeni, telin takılması esnasında meydana gelen küçük çaplı
açılmadır. Bu açılmanın sebebi çoğu zaman şanssızlıktır. 2. perde hizasındaki
kopma ise en doğal kopma biçimi olup, bu kopmanın sebebi telin çalış esnasında
yıpranmasıdır. Şu iyi bilinmelidir ki "gitarın teli kopmayacak" gibi bir
şartlanma içinde bulunmak son derece yersizdir.
En sık kopan tel RE telidir (4. tel, çelik sarımlı tellerin en incesi). RE
telinin bu kadar sık kopmasındaki en önemli gerekçelerden biri, çalış esnasında
en büyük güce maruz kalması ve 2. perdesinin tırnaklar tarafından zamanla tahriş
edilmesidir. Diğer bir sebep ise telin inceliğidir. RE telinden sonraki ikinci
en sık kopmayı ise LA ve Kalın Mİ telleri paylaşır. Ancak bu sıklıklar arasında
birkaç kat fark vardır. Bu üç telin kopma sıklığındaki bir diğer nedeni de
fiziksel yapılarıdır. Bu teller, çok ince naylon iplikler demeti üzerine çok
sıkı biçimde ince çelik tel sarılarak yapılır. Çelik sarımlar zaman içinde
açıldığında naylon iplik doğrudan müdahaleye maruz kalmakta ve teker teker
açılmaya başlamaktadır. Gitarın naylon telleri olan SOL, Sİ ve İnce Mİ telleri
ise neredeyse hiç kopmazlar. Öyle ki, bu tellere sert veya kesici cisimler ile
müdahale edilmediği sürece kopmaları doğal değildir.
Gitarın tellerinin değiştirilmesi dikkat gerektiren zahmetli bir iştir. Yeni
alınan bir telin gitara takılmasında izlenecek aşamalar aşağıdaki gibidir:
- Gitarda bulunan eski veya değiştirilecek tel, önce bağlı olduğu kulak
gevşetilmek suretiyle baş kısmından ayrılır, daha sonra alt eşikte bağlı olduğu
delikten dikkatlice çıkarılır. İsteğe bağlı olarak çöpe atılabilir veya acil durum
yedeği olarak bekletilebilir.
- Yeni tel, muhafazasından dikkatlice çıkarılır ve yuvarlanmış olan yapısı
zorlanmadan düz hale getirilir.
- Yeni telin her iki ucu da yan yana getirilir ve hangi uçta iç iplik kısmının
daha fazla dışarıda olduğu tespit edilir. İpliği daha dışarıda olan kısım kulak
tarafına bağlanacaktır.
- Önce alt eşiğe bağlanacak olan tel ucu, gitarın başından gövdeye doğru olacak
istikamette kendi sırasına ait delikten geçirilir. Deliğin alt tarafından çıkan
uç yeniden alınır ve yukarı doğru yönlendirilir.

- Yukarı yönlenmiş uç, soldaki resimde görüldüğü şekilde geri uzantısının altından
geçirilmek suretiyle düğüm oluşturulur. Bu uç uzantısı, sağdaki resimde olduğu biçimde
kendi geri uzantısı ile sıkıştırılır ve telin yukarı kısmının gerginleştirilmesi ile
düğüm iyice sağlamlaşır.

- Telin öteki ucu da kendisine ait kulağın deliğinden geçirilir ve kulak
çevrilerek tel gerginleştirilir.
Gitara yeni takılan bir tel, yaklaşık 1 hafta süre boyunca hep gevşemek ister.
Dolayısıyla telin akorunun, günde en az 2 defa orjinal sesine uygun olarak yapılması
gerekir. Aksi takdirde tel yanlış bir sese alışır ve doğru sese alıştırma süreci
yeniden yaşanmak zorunda kalır. Telin kendi sesine çabuk alışmasında uygulanabilecek
pratik bir yöntem, telin orjinal sese akort edilmesinin ardından, orta bölümünden el
ile çekilerek gerilmesi ve yeniden akort edilmesidir. Bu işlemin birkaç kere tekrarlanması
neticesinde telin gerginliği daha homojen hale gelir.
Kimi zaman, kopan bir gitar telinin uzantısı arttırılmak koşuluyla yeniden
takılması mümkün olmaktadır. Örneğin alt eşik hizasından kopan bir telin, kulak
bölgesindeki sarımın biraz açılması suretiyle aşağıya doğru bolluk verilmesi ve
yeniden takılması mümkündür. Bu takma işlemi esnasında alt bağlantı şekli,
yukarıda anlatılanla tamamen aynıdır.
Gitarlar için tel seçiminde çok özel kriterler olmamakla birlikte, piyasada
markalı olarak satılan tellerin paketlerinde çeşitli teknik açıklamalar vardır.
Bunlardan en önemlisi, tel sertliğini belirten "Tension" ibaresidir. 4 tür
sertlik vardır: Light, Normal, Hard ve Extra Hard. Bu sıralama yumuşaktan serte
doğru yapılmıştır. Sert teller, genellikle sert çalışlar için kullanılır ve
gitara yeni başlayanlara asla önerilmez. Çünkü kişinin ham ellerini oldukça
acıtırlar. Herhangi özel bir amaç olmadığı sürece normal sertlikteki tellerin
kullanılmasını öneririm.
Tek tel kopması durumunda ise, piyasada satılmakta olan tekil tellerin üzerinde
sertlik açıklaması bulunmadığı için, varolan tellerle aynı markada bir ürün
almaktan başka önlem söz konusu değildir. Görsel açıdan da aynı renkte olması
iyidir.